Dünya Medyası ve Dış Basından Türkçe Haberler

  • Dolar 3.7492
  • Euro 4.6506
  • GR ALTIN 162.59
  • ÇEYREK 265.70

  • 13 Eylül 2017, Çarşamba 18:19
Anar Atabey

Anar Atabey

ABD-Kuzey Kore savaşı: Büyük Avrasya Coğrafyasında jeopolitik çatlaklar üzerinde jeostratejik çatışmalar

Batı birliğinin, NATO'nun ve özellikle ABD’nin yeni jeostratejik ve jeopolitik hedefi Balkanlar’dan Koreye kadar uzanan Büyük Avrasya Coğrafyasında eskiden beri var olan jeopolitik çatlaklar üzerinde yeni çatışma ve terör ocakları oluşturmak.

Washington'la Pyongyang arasındaki söz atışması tehlikeli bir aşamaya geldi. Son olarak ABD başkanı Donald Trump resmi Pyonyang’ı tehdit etti. Trump, açıklamasında ‘ABD öyle bir adım atar ki, dünya şimdiye kadar görmediği bir duruma düşebilir ve ilk olarak da Kuzey Kore yönetimi ve halkı yok olabilir. D.Tramp, aynı zamanda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuele Macron ile bu konuda ortak hareket konusunda anlaştı. Öyle görünüyor ki, Amerika-Kuzey Kore ilişkileri son derece gergin bir aşamaya doğru gidecektir. Oluşan duruma geniş açıdan bakılırsa meselenin sadece Kuzey Kore ile sınırlı olmadığını görürüz. Birkaç büyük devletin katılımı ile çatışma oluşabilir. Bu açıdan Washington-Pyongyang çatışmasının mümkün jeopolitik sonuçları üzerinde düşünmek çok önemli.

Bu günlerde bir çok devlet başkanları, siyaset ve güvenlik uzmanlarının dünyada yeni bir dizi savaş ocağının oluşabileceği konusunda uyarıları dikkate aldığımızda rahatsız olmamak elde değildir.

Özellikle, ABD-Kuzey Kore arasında tehditler giderek dozunu artırıyor. Olaylar ısınarak karşılıklı olarak bir birini nükleer yoketme tehdidi safhasına geldi.

En son Amerikan Başkanı Donald Trump çok sert bir dille "ABD’nin Kuzey Kore'yi vurabileceğini ve bunun Kuzey Kore’yi ve tüm halkını yok edebileceğinin" mesajını verdi. Onun bu sözleri dünya tarafından ciddiye alınsa da Pyonyang lider Kim korkmuş gibi gözükmüyor. Kuzey Kore balistik füzelerle ilgili projelerini günden güne daha da geliştiriyor, yeni silahlarını deniyor ve ABD’ye ve ABD’nin Asya müttefikleri Japonya ve Güney Kore’ye meydan okuyor. Fakat Pyonyangla ilgili uluslararası durum giderek keskinleşmekte. Genel olarak ta dünyada gerginlik azalmak bilmiyor.

Diğer taraftan da ABD Güney Çin Denizi bölgesinde askeri gücünü artırmaktadır. Son olarak Guam adası çevresinde gerginlik oluşmuştu. Şimdi daha geniş bir mekanda askeri çatışma bekleniyor. Resmi Pekin'in bu duruma yaklaşımı da büyük ilgi uyandırıyor. Pekin beyan etti ki, Kuzey Kore füze denemelerini sürdürürse, çekimser kalacak, Washington bölgedeki askeri kuvvetlerini artırırsa, buna itiraz edecektir.

Çinin dış politika söylemleri aslında Çin’in Kuzey Kore'yi desteklediğini göstermektedir. Herhalde diplomatik düzeyde ve küresel jeopolitik bağlamda Pekin belki de Pyonyang’ın tutumunu her kesten fazla eleştiriyor. Aynı zamanda BM Güvenlik Konseyinde Kuzey Kore'ye karşı yaptırımların uygulanmasına yönelik görüşmelerde Çin de destek oyu kullandı. Bu da genel olarak, resmi Pekinin yeni nükleer devletlerin kurulmasına sıcak bakmadığı anlamına gelmektedir. Fakat somut ABD-Kuzey Kore ilişkisine gelince ise bölgede her şeyin Washington'un diktesi ile olmasına da razı değil.

Bir çok bölge uzmanı Çin'in bu tutumunu süper güç olarak ABD'ye direnme, kendi sözünün yerine getirilme girişimi olarak değerlendiriyorlar. Kısacası, Pekin oyunu büyük güçlere özgü olarak oynuyor.

Bunun yanı sıra, Çin bölgedeki gerginlikten de rahatsız. Mesele şu ki, Kuzey Kore meselesi sadece bu ülkenin çıkarları ile sınırlı değildir. Eğer savaş çıkarsa bu esas olarak Uzakdoğu'da, Çin'in kulağının dibinde savaş ocağı oluşuyor demektir. Uzmanlar da bu açıya ciddi önem vermektedirler.

Öte yandan, Amerika gerçekte Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye karşı yaptırımları birbirinden ayırmıyor. İran ve Kuzey Kore füze ve nükleer silah açısından tehdit ediliyorsa, Rusya bazı bölgelerde askeri güç uyguladığı nedeniyle yaptırıma maruz kalıyor. Motif biraz farklı olsa da, sonuç aynıdır. Washington kendisi için 3 önemli tehlike ortaya koydu.

Bu açıdan Kuzey Kore meselesine Rusya bağlamında bakıldığında, bir takım tehlikeli noktalar görülebilir. Rus uzmanlarınca, Kuzey Kore'nin balistik füzelerinin menzilinin ne olduğu aydın olmadığından, hangi durumun oluşacağı hakkında doğru tahmin yoktur. Mümkündür ki, Pyonyang’ın attığı füzeler Rusya'ya doğru yönelsin. Bu durumda Moskova mutlaka cevap vermelidir. Yani Rusya ordusu yüksek hazırlık durumunda olmalıdır ki, ortaya çıkabilecek belirsizliklere tepki verebilsin.

Dolayısıyla, belli aşamada Rusya'nın ABD-Kuzey Kore savaşına katılması istisna değildir. Aynı zamanda, Kuzey Kore’den yapılan bir nükleer saldırı durumunda bölgenin diğer bir güçlü devleti sayılan Japonya'nın hangi adımları atacağı da ilgiyle beklenmektedir. Bazı uzmanların tahminince, Washington Tokyonu destekleyerek onu savaşa çekebilir. Aslında Amerika-Japonya ilişkileri öyle bir stratejik seviyededir ki, bu ihtimal kendini doğrultabilir. Buna ek olarak ise, Japonya-Kore ilişkilerinin tarihinden dolayı daha çok gerilme olasılığı var. Yani Japonya bu gerilim devam ederse kendisini Kuzey Kore’nin esas hedefi ve Amerikan füzelerinin arkasında bulabilir. Kuzey Kore’nin son füze deneyinin de Japonya istikametinde yapması bunun bir örneğidir.

Jeostratejik çatışmalar Batı birliğinin yeni hedefi Balkanlar’dan Koreye kadar uzanan Büyük Avrasya Coğrafyasında yeni çatışma ve terör ocakları oluşturmak.

Vurgulanan konuların fonunda Kuzey Kore'de 3,5 milyon insanın gönüllü olarak savaşa gidebileceği hakkında bilgilerin yayılması gerçek durumun ciddiliyinden haber verir. Amerikan tarafı da yeterince sert konumdadır. Hatta Donald Trump Fransa Cumhurbaşkanı ile konuşarak Kuzey Kore'ye karşı birlikte hareket etmek için anlaştı. Görünür, burada mesele sadece Kuzey Kore ile sınırlı değildir. İran da diğer bir hedeftir. Bu ülkenin parlamentosu Amerika'nın 2 Ağustosta yeni yaptırım uygulama yapmasından sonra silahlanma ile ilgili yeni karar aldı. Tahran füze denemelerine ek 520 milyon ABD doları miktarında mali fon ayırdı. İran’lı yetkilileri bunun Amerika'ya karşı cevap önlemlerinden sadece biri olduğunu vurguladılar.

Rusya'nın tepkisi da bilinmektedir. Moskova Washington'un tüm adımlarına rağmen, ne Ukrayna'da, ne de Ortadoğu'da konumunu değiştirmez. Aksine, daha da ileri gitmeye çalışıyor. Öbür taraftan da Amerika Suriye'de terör grupları ile ilişkilerini güçlendiriyor. Bu ülkede de aslında birkaç büyük devlet gizli savaş halindeler.

Böyle anlaşılıyor ki, Amerika'nın Kuzey Kore'yi tehdit etmesi, aslında, küresel jeopolitik manzarada meydana gelen çapraşıklıklar ve risklerle derinden bağlıdır. Sohbet hiç de Kuzey Kore ve ABD arasındaki çelişkilerden gitmiyor. Sorun daha çok uluslararası jeopolitik durum açısından endişe yaratıyor.

Burada ABD’nin ana stratejisinin Asya'da bir çok devleti içine alan büyük bir çatışma ocağının yaratılmasından ibaret olduğunu düşünüyoruz.

Çünkü böyle bir çatışmanın çıkması genel olarak, bu bölgenin tüm büyük devletlerin çıkarlarına dokunuyor. Çin, Hindistan, Pakistan, Japonya, Vietnam, Filipinler, Tayland, Güney Kore, Rusya ve diğerleri için belirsiz bir durum ortaya çıkıyor. Bu sırada Afganistan'ın kaderi de soru altında. Çünkü resmi Washington bu ülkede askeri başarıyı elde edemeyeceğini anlasa da Afganistanı terk etmek istemiyor. Tam tersi daha geçen günlerde D.Trump Afganistan'da durumu ABD çıkarlarına yönelik değiştirmek için askerlere yeni görevler verdi. Bu da ABD nin Afganistan’ı Asya’da bir askeri üssü olarak bir süre daha kullanmak istedğini gösterdi.

Hatta Kuzey Kore ile ihtilafı kullanarak Amerika'nın Afganistan'a ek asker yeritme ihtimali da var. Afganistan Amerikan kara kuvvetlerini sürekli savaşa hazır tutmak için bir askeri poligon olarak da kullanılmaktadır. Hem Afganistan ABD’ye Çin’i tam üç taraftan - Kore yarımadası istikametinden, Çin denizinden ve Afganistan taraftan ablukaya almak fırsatı veriyor. Belli ki buna karşı Pekin'in manevra olanakları sınırlıdır. Tüm bunlar olurken Çin kendi geleneksel Go stratejisi ile yürüttüğü diplomasisine- entrikalar yoluyla düşmanın müttefiklerini kendi tarafına çekme düşmanı çevreleme ve etkisizleştirme yolunda devam edecektir. Çin’in en temel hedefi bu aralar özellikle Almanya ile ve genellikle Avrupa Birliğiyle giderek artan ticaret hacmini ve ekonomik ilişkilerini kullanarak özellikle Almanyayla beraber

Çin basınında bu konuda analitik yazılarda genel olarak, Amerika'nın temel stratejik amacının Çin'de toplumsal bilinçte paradigma değişikliği yapmaktan ibaret olduğunu vurguluyorlar.

Şu anda Çin toplumu gelişmeye başladı. Başka devletlerle ihtilaf başladığında ise, toplum otomatik olarak savaş paradiqmasına yönelecek. Çünkü dışarıdan tehlike olduğunda, başlıca amaç güvenliğin temini olur. Bununla devlet kalkınmaya değil, savunma alanına harcama yapmaya başlar. Hızla gelişen Çin’i aynı düzleme sürüklemek, aslında, ona galip gelmek demektir. Amerika bununla dünya liderliği için esas rakibini sıradan çıkarmış olur.

Bu teze bakılırsa, Washington'un Asya'da gerilimi yükseltmeye yönelik adımlarını sürdüreceği sonucunu çıkarabiliriz. Yani mesele Kuzey Kore ile kısıtlı değildir. Ancak işte Pyonyangla askeri çarpışma benzeri programları başlatır. Bu bağlamda Orta Asya devletlerinin de çatışmalara katılımı riskini vurgulamak gerekir.

Bu yüzden Washington-Pyongyang çatışmasının yeterince tehlikeli olduğu göz önüne gelmektedir. Bu sorunun derinleşmesi ihtimali az değildir. Çünkü büyük devletler jeopolitik çıkarları ile ilgili henüz hiç bir uzlaşmaya varmadılar ve bununla ilgili bir uzlamşma fikirleri de yoktur gibi gözüküyor. Ara sıra BM’den ve diğer uluslararası kuruluşlardan gelen çağrılar da öyle etkin bir karar veya anlaşma doğrucak gibi durmuyor. Şuanda gözlemlenen süreçler sanki, büyük bir çatışmanın başlangıcıdır. Balkanlardan başlayarak, Kore yarımadasına kadar geniş bir jeopolitik mekanda karışıklık tehlikesi giderek artıyor. Aktif çatışma ocakları sadece Ortadoğu'da değil Kafkasya, Orta Asya ve Uzak Doğu bölgelerinde de oluşabilir. Genel olarak Batı’nın özel olarak ise AB ve Amerika Birleşik Devletlerinin yükselen Asya bölgesine karşı çeşitli zayıflatma stratejilerini aynı anda uygulamak istediğini şimdiden görmek mümkün. Ekonomik ambargolar, silahlanmaya zorlamak, terör örgütleri ile yıpratmak ve en nihayetinde yatırımların uzaklaşmasını sağlamak. Bu bağlamda, Arakanda Rohingya Müslümanlarına karşı ‘budist’ Myanmar hükümeti tarafından yapılan katliamlar da çok manidardır. Bu katliamlarla Müslüman dünyasına yeni bir sıcak çatışmaya davet çıkarılmakta ve gerek Çin’le gerekse bölgenin diğer gayri-Müslim toplulukları ve ülkeleri ile Müslüman toplulukları ve ülkeleri arasında savaş yaratmayı hedefleyen çok sinsi bir tuzak kurulmaya çalışılmaktadır. Bu olaylar aslında Müslüman dünyasına Budist’leri, ve özellikle de en büyük Budist ülke olan Çini düşman ülke olarak lanse ederek, Müslüman kimliğini kullanarak taşeronluk yapan İŞİD, AlKaide, Taliban gibi terör örgütlerini de Çin’in üzerine salmak ve böylece Çin’i terörün yeni hedefi haline getirmektir. Bu nedenle olaylara geniş açıdan gözlemlersek uluslararası terör kartını, faaliyet tarzını ve mekanını değişiyor. Bunu tekzip edecek bir olgu da şu anda gözlemlenmemektedir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 21 14 2 5 21 44
2 İstanbul Başakşehir 21 13 4 4 19 43
3 Beşiktaş 22 11 8 3 20 41
4 Fenerbahçe 21 11 8 2 17 41
5 Kayserispor 21 9 8 4 6 35
6 Trabzonspor 21 8 9 4 5 33
7 Göztepe 21 9 6 6 3 33
8 Demir Grup Sivasspor 21 9 4 8 -4 31
9 Yeni Malatyaspor 21 7 6 8 -4 27
10 Bursaspor 21 7 5 9 3 26
11 Kasımpaşa 21 7 5 9 -4 26
12 Akhisar Bld. Genç. 21 6 6 9 -9 24
13 Gençlerbirliği 21 5 7 9 -9 22
14 Aytemiz Alanyaspor 21 6 3 12 -6 21
15 Atiker Konyaspor 22 5 6 11 -7 21
16 Antalyaspor 21 5 6 10 -14 21
17 Osmanlıspor FK 21 5 4 12 -11 19
18 Karabükspor 21 3 3 15 -26 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Ümraniyespor 21 12 5 4 17 41
2 Çaykur Rizespor 22 12 5 5 14 41
3 MKE Ankaragücü 22 11 6 5 10 39
4 İstanbulspor 21 10 5 6 5 35
5 Altınordu 22 9 6 7 6 33
6 Gazisehir Gaziantep FK 21 8 8 5 16 32
7 Giresunspor 21 8 7 6 5 31
8 Boluspor 21 9 3 9 6 30
9 Vartaş Elazığspor 21 8 6 7 3 30
10 Balıkesirspor 21 9 5 7 5 29
11 Samsunspor 22 6 9 7 -6 27
12 Adanaspor 21 7 6 8 -9 27
13 Erzurum BB 21 6 8 7 -3 26
14 Eskişehirspor 21 7 6 8 6 24
15 Adana Demirspor 21 6 6 9 -3 24
16 Denizlispor 21 4 5 12 -13 17
17 Manisaspor 21 7 2 12 -12 14
18 Gaziantepspor 21 1 4 16 -47 4
    Takımlar O G B M Av P
1 Afjet Afyonspor 22 15 6 1 29 51
2 Menemen Belediyespor 22 16 2 4 31 50
3 Hatayspor 22 15 3 4 25 48
4 Sivas Belediyespor 22 13 6 3 20 45
5 Keçiörengücü 22 13 4 5 31 43
6 İnegölspor 22 12 6 4 9 42
7 Sancaktepe Belediyespor 22 11 7 4 14 40
8 Sarıyer 22 10 3 9 5 33
9 Kastamonuspor 22 10 2 10 7 32
10 Tokatspor 22 7 7 8 -10 28
11 Etimesgut Belediyespor 22 7 5 10 -5 26
12 Amed Sportif 22 7 6 9 -1 24
13 Eyüpspor 22 7 3 12 -12 24
14 Bucaspor 22 6 5 11 -9 20
15 Bodrumspor 22 4 5 13 -18 17
16 Tuzlaspor 22 4 4 14 -17 16
17 Kocaeli Birlik Spor 22 2 2 18 -32 5
18 Mersin İdmanyurdu 22 1 0 21 -67 -18
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 22 14 3 5 22 45
2 Altay 22 12 6 4 15 42
3 Hacettepe Spor 22 10 9 3 19 39
4 Bugsaşspor 22 11 6 5 14 39
5 Sanliurfaspor 22 12 3 7 10 39
6 Sakaryaspor 22 10 8 4 11 38
7 Bandırmaspor 22 10 5 7 5 35
8 Kırklarelispor 22 10 5 7 4 35
9 Niğde Belediyespor 22 9 5 8 -4 32
10 Konya Anadolu Selçukspor 22 7 9 6 -2 30
11 Pendikspor 22 7 7 8 -1 28
12 Zonguldak Kömürspor 22 6 7 9 -7 25
13 Fatih Karagümrük 22 7 2 13 -9 23
14 Fethiyespor 22 4 8 10 -14 20
15 Kahramanmaraşspor 22 4 8 10 -14 20
16 Nazilli Belediyespor 22 4 4 13 -19 17
17 Karşıyaka 22 4 9 9 -9 15
18 Silivrispor 22 1 7 14 -21 10
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık